EVLENME SİMSARLIĞI NEDİR?

EVLENME SİMSARLIĞI NEDİR?
Türk Borçlar Kanunu’nun 520. maddesinde simsarlık, taraflar arasında bir sözleşmenin kurulmasına zemin hazırlanması veya sözleşmenin kurulmasına aracılık edilmesinin üstlenildiği hukuki ilişki olarak düzenlenmiştir.
Evlenme simsarlığında ise amaç, evlenmek isteyen kişinin uygun bir kişiyle tanışmasını sağlamak veya tarafların bir araya gelmesine aracılık etmektir. Bu faaliyetin kendisi hukuka ya da ahlaka aykırı değildir. Simsarın görevi tarafların mutlaka evlenmesini sağlamak değildir. Evlilik, kişilerin özgür iradesiyle vereceği bir karar olduğundan, simsar evliliğin gerçekleşeceği yönünde bir sonuç taahhüdünde bulunamaz. Simsardan beklenen, üstlendiği aracılık faaliyetini gereği gibi yerine getirmesidir.
Simsarlık sözleşmesine kural olarak vekalete ilişkin hükümler uygulanır. Bu nedenle simsarın işini özenle yürütmesi, kendisine açıklanan özel bilgileri koruması ve iş sahibinin menfaatlerini gözetmesi gerekir. TBK m. 523 uyarınca simsar, borcuna aykırı biçimde karşı tarafın menfaatine hareket eder veya dürüstlük kurallarına aykırı şekilde karşı taraftan ücret sözü alırsa ücret ve gider isteme hakkını kaybeder.
EVLİLİK SİMSARLIĞINDA ÜCRET VE GİDER ALACAĞI
Genel olarak simsarlık ilişkisinde ücret hakkı, simsarın faaliyeti sonucunda hedeflenen hukuki ilişkinin kurulmasıyla doğar. TBK m. 521’de ayrıca tarafların, simsarın yaptığı giderlerin karşılanmasını kararlaştırabileceği düzenlenmiştir. Böyle bir anlaşmanın bulunması halinde aracılık girişimi sonuçsuz kalsa dahi yapılan giderlerin ödenmesi istenebilir.
Evlenme simsarlığı bakımından ise ücret alacağına özel bir kural getirilmiştir. TBK m. 524’e göre, “Evlenme simsarlığından doğan ücret hakkında dava açılamaz ve takip yapılamaz.” Bu nedenle tarafların başlangıçta bir ücret üzerinde anlaşmış olmaları veya simsarın aracılığı sonunda evliliğin gerçekleşmesi ücretin dava veya icra yoluyla tahsil edilmesine olanak sağlamaz.
Kanunun gerekçesinde bu alacak eksik borç olarak nitelendirilmektedir. Eksik borç, hukuken varlığını sürdüren ancak alacaklının devletin cebri icra yollarına başvurarak borçluyu ödemeye zorlayamadığı borçtur. Borçlu kendi isteğiyle ödeme yaparsa bu ödeme geçerli olur fakat alacaklı ödeme yapılmadığında dava veya icra yoluna gidemez.
Giderler konusunda ise ücret alacağından farklı bir değerlendirme yapılması gerekir. TBK m. 524 yalnızca simsarlık “ücreti” bakımından dava ve takip yasağı getirmektedir. TBK m. 521/3 ise simsarın giderlerinin karşılanmasının ayrıca kararlaştırılması halinde, aracılık sonuçsuz kalsa bile bu giderlerin ödenebileceğini düzenler.
Bu nedenle gerçekten yapılmış ve karşılanacağı taraflar arasında kararlaştırılmış ulaşım, organizasyon veya benzeri masraflar ücret alacağından ayrı ele alınabilir. Ancak gerçekte simsarlık ücreti olan bir bedelin yalnızca “gider” adı altında talep edilmesi, TBK m. 524’teki yasağı bertaraf etmez.
ÜCRET İÇİN SENET ALINIRSA VEYA CEZAİ ŞART KONULURSA SONUÇ DEĞİŞİR Mİ?
Evlenme simsarlığından doğan ücretin senede bağlanması, kefalet veya rehinle teminat altına alınması ya da ödenmemesi hali için cezai şart kararlaştırılması, öğretide baskın olan görüşe göre bu alacağı dava veya takip yoluyla talep edilebilir hale getirmez. Kanaatimizce de isabetli olan bu görüşün aksinin kabulü, kanunun açıkça dava ve takip yasağına tabi tuttuğu bir alacağın başka hukuki işlemler aracılığıyla dolaylı olarak tahsil edilebilmesine imkan tanıyacaktır.
Ancak TBK m. 524, evlenme aracılığı görüntüsü altında gerçekleştirilen hileli veya dolandırıcılık niteliğindeki davranışları korumaz. Gerçek bir evlenme simsarlığı ile kişinin evlenme isteğinden yararlanılarak para alınması birbirinden ayrılmalıdır.
Nitekim Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 28.11.2019 tarihli, 2019/5923 E., 2019/13272 K. sayılı kararında, evlenmek isteyen kişiden aracılık ücreti ve çeşitli ödemeler alınmış; evlilik sürecinin gerçekte dolandırıcılık amacı taşıdığı kabul edilerek mahkumiyet hükmü onanmıştır. Karar doğrudan TBK m. 524’e ilişkin bir ücret uyuşmazlığını incelemese de evlenme aracılığı ile dolandırıcılık arasındaki ayrımı göstermesi bakımından önemlidir.
Sonuç olarak evlenme simsarlığı Türk hukukunda yasak değildir. Ancak bu faaliyet karşılığında kararlaştırılan ücret dava veya icra yoluyla tahsil edilemez. Ücret gönüllü olarak ödenmişse de yalnızca eksik borç niteliğinde olduğu gerekçesiyle geri istenemez.
Buna karşılık aracılık görünümü altında hileyle para alınması veya gerçekte var olmayan bir evlilik süreci oluşturulması halinde uyuşmazlık artık yalnızca evlenme simsarlığı kapsamında değerlendirilemez; somut olayın özelliklerine göre iade, tazminat veya ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.
Önemle belirtmek gerekir ki bu yazıdaki bilgilerin tamamı genel bir bilgilendirme içermekte olup hukuki danışmanlık ve reklam gibi algılanmamalıdır. Yaşanılan her bir olay ve uyuşmazlığın bağımsız biçimde ayrı bir hukuki değerlendirmeye tabi tutulması gerekir. Ayrıca her bir hukuki konu ve meselenin çözümü uzman bilgisi gerektirmektedir. Bu sebeple de karşı karşıya kaldığınız hukuki uyuşmazlıklar ve olaylar için yetkin bir avukattan hukuki danışmanlık almanızı, Yargıya taşınan uyuşmazlıklar açısından da dosyalarınızı yetkin bir avukat aracılığı ile takip etmenizi öneririz. Yukarıdaki makale ile ilgili olarak veya her türlü hukuki destek ve danışmanlık için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
İletişim Formu
YASAL UYARI
Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği’nin meslek kuralları bağlamında bilgilendirme amaçlı olup reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.









