AYM’den Kritik İptal: Temyiz Sınırlarında Belirsizliğe Son!

AYM’den Kritik İptal: Temyiz Sınırlarında Belirsizliğe Son!
6 Şubat 2025

AYM’den Kritik İptal: Temyiz Sınırlarında Belirsizliğe Son!

Anayasa Mahkemesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) ek 1. maddesi kapsamında belirlenen istinaf ve temyiz başvurularına ilişkin parasal sınırların her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenmesine dair düzenlemeyi inceleyerek, bu hususta kısmi bir iptal kararı vermiştir. Söz konusu hüküm, mahkemeler tarafından somut norm denetimi çerçevesinde Anayasa Mahkemesi’nin önüne taşınmış olup, yapılan değerlendirme sonucunda bazı bölümlerinin Anayasa'ya aykırı olduğu tespit edilmiştir.

İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeler, mevcut uygulamanın hukuki belirsizlik yarattığını ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Özellikle şu noktalar eleştirilmiştir:

 

  • Yıllık Güncellemelerin Hukuki Öngörülebilirliği Zedelemesi: İstinaf ve temyiz sınırlarının her yıl değişmesi nedeniyle, yargılamanın başında temyiz yolu açık olan bir dava, süreç içinde sınırların değişmesiyle temyize kapalı hale gelebilmektedir. Bu durum, bireylerin hukuki güvenlik ilkesine olan inancını zedeleyebilmektedir.

     

  • Parasal Sınırın Belirlenme Zamanındaki Belirsizlik: Temyize ilişkin parasal tutarın davanın açıldığı tarihe mi yoksa istinaf merciinin karar tarihine mi göre belirleneceği konusunda net bir kural bulunmamaktadır. Bu durum, hukuki belirsizliğe neden olmakta ve farklı davalar açısından çelişkili sonuçlar doğurabilmektedir.

     

  • Benzer Davalarda Farklı Sonuçlar Doğması: Yargılama sürelerinin öngörülemeyen şekilde değişken olması nedeniyle, aynı tarihte açılan iki davadan biri temyiz edilebilirken, diğeri bu haktan mahrum kalabilmektedir. Bu durum, yargılamada eşitlik ilkesine zarar verebilecek niteliktedir.

 

Anayasa Mahkemesi, düzenlemenin özellikle “istinaf ve temyiz kesinlik sınırlarının her yıl değişmesi” yönünün Anayasa'ya aykırı olmadığına karar vermiştir. Ancak, “istinaf ve temyiz sınırlarının belirlenmesinde hüküm tarihinin esas alınması” uygulamasının hukuki öngörülebilirliği zedelediğini tespit etmiş ve bu düzenlemeyi iptal etmiştir.

Bu iptal kararı, 2025 yılı Ekim ayı sonunda yürürlüğe girecek olup, ilgili tarihten sonra istinaf ve temyiz sınırlarının belirlenmesine ilişkin uygulamada bir değişiklik yaşanacaktır. Ancak, yeni düzenlemenin nasıl şekilleneceği, yasama organının gerçekleştireceği mevzuat değişikliğiyle netlik kazanacaktır.

Hukuki açıdan değerlendirildiğinde, Anayasa Mahkemesi’nin kararı, yargılama sürecinde hukuki kesinliği ve öngörülebilirliği sağlama amacını taşımaktadır. Kararın, yargılamada eşitlik ve adil yargılanma hakkına olumlu katkılar sunacağı açıktır. Zira aynı tarihte açılan davalar arasında farklı muameleye yol açan uygulamalar, hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Kanun koyucunun yapacağı yeni düzenlemede, bireylerin hukuki güvencesini ve yargılama sürecinin şeffaflığını artırıcı önlemler alması gerektiği açıktır. Bu çerçevede, dava açıldığı tarihteki parasal sınırların esas alınması veya sürecin başında öngörülebilir kılınması yönünde adımlar atılması, daha tutarlı ve hakkaniyete uygun bir hukuk düzeninin tesisi açısından önem arz etmektedir.

İçeriklerimiz

YENİDEN KİRALAMA YASAĞI VE KİRACININ TAZMİNAT HAKKI - blog-8

YENİDEN KİRALAMA YASAĞI VE KİRACININ TAZMİNAT HAKKI

Kira sözleşmesi, bir malın kullanımının belirli bir bedel karşılığında kiracıya bırakılmasını konu alan sözleşmedir. Bu sözleşmeyle kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan süre bo...

VERGİ İHBAR İKRAMİYESİ NEDİR? - blog-7

VERGİ İHBAR İKRAMİYESİ NEDİR?

Vergi kayıp ve kaçağının ortaya çıkarılması yalnızca vergi idaresinin yaptığı inceleme ve denetimlerle sınırlı değildir. Bazı durumlarda üçüncü kişiler tarafından yapılan ihbarlar ...

TÜRK YARGI TARİHİNDE YENİ BİR ÇAĞ - blog-6

TÜRK YARGI TARİHİNDE YENİ BİR ÇAĞ

Yapay zekanın hukuk alanında kullanımı giderek yaygınlaşırken, bu teknolojinin doğrudan yargılama süreçlerinde hangi amaçlarla ve hangi sınırlar içerisinde kullanılabileceği de tar...

İNTERNET BANKACILIĞI DOLANDIRICILIĞINDA BANKANIN SORUMLULUĞU - blog-5

İNTERNET BANKACILIĞI DOLANDIRICILIĞINDA BANKANIN SORUMLULUĞU

İnternet ve mobil bankacılığın günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte, hesap sahiplerinin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştirilen para transferleri de...

İKAME ARAÇ VE KAZANÇ KAYBINDA “MAKUL SÜRE” SINIRI AŞILIYOR - blog-4

İKAME ARAÇ VE KAZANÇ KAYBINDA “MAKUL SÜRE” SINIRI AŞILIYOR

Araçların arıza veya hasar nedeniyle uzun süre serviste kalması, araç sahipleri açısından ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır. Özellikle ticari araçlarda tamir süresince aracın kul...

TENKİS DAVASI NEDİR? SAKLI PAYI İHLAL EDİLEN MİRASÇI NE YAPABİLİR? - blog-3

TENKİS DAVASI NEDİR? SAKLI PAYI İHLAL EDİLEN MİRASÇI NE YAPABİLİR?

Miras bırakan, kural olarak malvarlığı üzerinde sağlığında veya ölümünden sonra hüküm doğuracak şekilde tasarrufta bulunabilir. Ancak bu tasarruf özgürlüğü sınırsız değildir. Türk...

Danıştay'dan İlaç Geri Ödeme Sistemine Müdahale: Yürütmenin Durdurulması Kararı - blog-2

Danıştay'dan İlaç Geri Ödeme Sistemine Müdahale: Yürütmenin Durdurulması Kararı

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 10 Ağustos 2026 tarihinde yayımladığı duyuru ile ilaç geri ödeme sistemini doğrudan ilgilendiren önemli bir yargı kararını kamuoyuna açıkladı. Danışta...

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI - blog-1

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI

Trafik Kazasında Zarar Gören Kask Kamerası İçin Sigortadan Tazminat İstenebilir mi? - trafik-kazasinda-zarar-goeren-kask-kamerasi

Trafik Kazasında Zarar Gören Kask Kamerası İçin Sigortadan Tazminat İstenebilir mi?

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazasında zarar gören kask kamerası ve ekipmanlar yönünden, zarar miktarı tam belirlenemese de tazminat talebinin reddedilemeyeceğini değerlen...

Adres
BALGAT MAH. DOKTOR SADIK AHMET CADDESİ KREŞ APT. NO:49/1 ÇANKAYA ANKARA

İletişim Formu

YASAL UYARI

Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği’nin meslek kuralları bağlamında bilgilendirme amaçlı olup reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.