Yargıtay'a Göre Malik Olmayan Eş Boşanma İle Haksız İşgalcidir

Yargıtay'a Göre Malik Olmayan Eş Boşanma İle Haksız İşgalcidir
25 Ekim 2024

MALİK OLMAYAN EŞ BOŞANMANIN KESİNLEŞMESİYLE HAKSIZ İŞGALCİ KONUMUNDADIR

AİLE KONUTUNDA OTURAN MALİK OLMAYAN EŞ, BOŞANMA KARARININ KESİNLEŞTİĞİ TARİHTEN İTİBAREN HAKSIZ İŞGALCİ KONUMUNDADIR

 

Haksız İşgal Nedir?

 Bir malın haksız şekilde ele geçirilmesi ve ondan faydalanılması durumudur.

 

Haksız İşgal (Ecrimisil) Davası

Haksız işgal davası, diğer bir adıyla ecrimisil davası, haksız işgal nedeniyle mal sahibinin uğradığı zararın tazmin edilmesi için açılan bir davadır.

 

Haksız İşgal (Ecrimisil) Davası Şartları

  • Haksız İşgal var olmalı.
  • İşgalci kötüniyetli olmalı.
  • Zarar mevcut olmalı ve bu zararın haksız işgalle arasında illiyet bağı olmalı.

 

Haksız İşgal Davasında Zamanaşımı Süresi

Bu davada zamanaşımı süresi 5 yıldır.  Bu süre içinde haksız işgal devam ettiği sürece, her yıl için ayrı ayrı ecrimisil talep edilebilir. 

 

Haksız İşgal Davası Hangi Mahkemelerde Açılır?

Taşınmaz mallar için sulh hukuk mahkemesinde, taşınır mallar için ise asliye hukuk mahkemesinde görülür

 

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Esas: 2021/3536, Karar: 2022/2085, K. Tarihi:16.03.2022 Tarihli İlamı

Yazımıza konu olan ve aşağıda da paylaştığımız karara göre Yargıtay  aile konutunda malik olmaksızın oturan eşin boşanma kararının kesinleşmesiyle beraber haksız işgalci konumuna geçtiğine karar vermiştir.

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02/10/2018 tarihinde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 29/11/2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı tarafından talep edilmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

 

KARAR: Davacı vekili, davacının … parsel sayılı taşınmazı 18/03/2016 tarihinde …’dan satın aldığını, satın aldığında taşınmazda satıcı …’nın eşi …’nın oturduğunu ve bu kişinin 2 ay içerisinde evi boşaltacağını beyan ettiğini, ancak evi boşaltmadığını, evi satan …’nın da satışın hileli olduğundan bahisle savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, bunun üzerine davacının Adana 4. Noterliğinin 15/08/2018 tarih ve 16135 yevmiye no’lu ihtarnamesiyle evi boşaltmasını istediğini belirterek, davalının dava konusu taşınmaza elatmasının önlenmesini, evin tahliyesi ile davacıya teslimini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.400,00TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, taşınmazın boşanma aşamasında hileli olarak satıldığını, kendisine ev ve nafaka verilmemesi için mal kaçırıldığını, Medeni Kanuna göre eşlerin birbirinden habersiz krediyle ev alması, borçlanması, imza atmasının yasak olduğunu, taşınmazda haksız işgalci olarak bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulüne, davalının dava konusu taşınmaza elatmasının önlenmesine ve tahliyesine, 5.400,00TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Davalı istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı davalı temyiz etmiştir.

Nüfus kayıtlarına göre davalı ile dava konusu taşınmazı davacıya satan dava dışı eşi 12/04/2007 tarihinde evlenmişler, sonrasında boşanmışlar ve aralarındaki boşanma davası 16/03/2018 tarihinde kesinleşmiştir.

Türk Medeni Kanununun “Aile Konutu” başlıklı 194/1 maddesinde; “Eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz” hükmü getirilmiştir.

Somut olaya gelince; davalı ile dava dışı eşi arasındaki boşanma davası 16/03/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Bu tarihe kadar dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanununun 194/1 maddesine göre malik olan eş aile konutunu diğer eşin açık rızasını sağlamadan devredemeyeceğinden taşınmazın devrine rağmen taşınmazı kullanmaya devam eden eşin haksız kullanımı ancak boşanma hükmünün kesinleştiği 16/03/2018 tarihinden itibaren olacağından ecrimisil dava tarihinden geriye doğru boşanma hükmünün kesinleştiği 16.03.2018 tarihinde kadar geçen süre için istenebilir. Mahkemece ecrimisilin dava tarihinden geriye doğru temlik tarihinde kadar geçen süre için hesaplanması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile HMK’nın 373/1 maddesi gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, karardan bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 16/03/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.’’

 

İçeriklerimiz

YENİDEN KİRALAMA YASAĞI VE KİRACININ TAZMİNAT HAKKI - blog-8

YENİDEN KİRALAMA YASAĞI VE KİRACININ TAZMİNAT HAKKI

Kira sözleşmesi, bir malın kullanımının belirli bir bedel karşılığında kiracıya bırakılmasını konu alan sözleşmedir. Bu sözleşmeyle kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan süre bo...

VERGİ İHBAR İKRAMİYESİ NEDİR? - blog-7

VERGİ İHBAR İKRAMİYESİ NEDİR?

Vergi kayıp ve kaçağının ortaya çıkarılması yalnızca vergi idaresinin yaptığı inceleme ve denetimlerle sınırlı değildir. Bazı durumlarda üçüncü kişiler tarafından yapılan ihbarlar ...

TÜRK YARGI TARİHİNDE YENİ BİR ÇAĞ - blog-6

TÜRK YARGI TARİHİNDE YENİ BİR ÇAĞ

Yapay zekanın hukuk alanında kullanımı giderek yaygınlaşırken, bu teknolojinin doğrudan yargılama süreçlerinde hangi amaçlarla ve hangi sınırlar içerisinde kullanılabileceği de tar...

İNTERNET BANKACILIĞI DOLANDIRICILIĞINDA BANKANIN SORUMLULUĞU - blog-5

İNTERNET BANKACILIĞI DOLANDIRICILIĞINDA BANKANIN SORUMLULUĞU

İnternet ve mobil bankacılığın günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte, hesap sahiplerinin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştirilen para transferleri de...

İKAME ARAÇ VE KAZANÇ KAYBINDA “MAKUL SÜRE” SINIRI AŞILIYOR - blog-4

İKAME ARAÇ VE KAZANÇ KAYBINDA “MAKUL SÜRE” SINIRI AŞILIYOR

Araçların arıza veya hasar nedeniyle uzun süre serviste kalması, araç sahipleri açısından ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır. Özellikle ticari araçlarda tamir süresince aracın kul...

TENKİS DAVASI NEDİR? SAKLI PAYI İHLAL EDİLEN MİRASÇI NE YAPABİLİR? - blog-3

TENKİS DAVASI NEDİR? SAKLI PAYI İHLAL EDİLEN MİRASÇI NE YAPABİLİR?

Miras bırakan, kural olarak malvarlığı üzerinde sağlığında veya ölümünden sonra hüküm doğuracak şekilde tasarrufta bulunabilir. Ancak bu tasarruf özgürlüğü sınırsız değildir. Türk...

Danıştay'dan İlaç Geri Ödeme Sistemine Müdahale: Yürütmenin Durdurulması Kararı - blog-2

Danıştay'dan İlaç Geri Ödeme Sistemine Müdahale: Yürütmenin Durdurulması Kararı

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 10 Ağustos 2026 tarihinde yayımladığı duyuru ile ilaç geri ödeme sistemini doğrudan ilgilendiren önemli bir yargı kararını kamuoyuna açıkladı. Danışta...

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI - blog-1

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI

Trafik Kazasında Zarar Gören Kask Kamerası İçin Sigortadan Tazminat İstenebilir mi? - trafik-kazasinda-zarar-goeren-kask-kamerasi

Trafik Kazasında Zarar Gören Kask Kamerası İçin Sigortadan Tazminat İstenebilir mi?

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazasında zarar gören kask kamerası ve ekipmanlar yönünden, zarar miktarı tam belirlenemese de tazminat talebinin reddedilemeyeceğini değerlen...

Adres
BALGAT MAH. DOKTOR SADIK AHMET CADDESİ KREŞ APT. NO:49/1 ÇANKAYA ANKARA

İletişim Formu

YASAL UYARI

Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği’nin meslek kuralları bağlamında bilgilendirme amaçlı olup reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.