Haksız Kapora Hükmü: Organizasyon Sözleşmelerinde Adalet Arayışı

Haksız Kapora Hükmü: Organizasyon Sözleşmelerinde Adalet Arayışı
18 Şubat 2025

Haksız Kapora Hükmü: Organizasyon Sözleşmelerinde Adalet Arayışı

Organizasyon sözleşmelerinde yer alan “alınan kapora iade edilemez” hükmü, taraflar arasında adil ve dengeli bir ilişki kurulmasını engelleyerek tüketiciyi mağdur edebilecek haksız bir şart olarak değerlendirilmektedir. Kapora, aslında sözleşmeye olan bağlılığın ve karşılıklı güvenin teminatı olarak alınsa da, iptal durumunda tamamen iade edilmeyecek şekilde düzenlenmesi, tüketicinin yükümlülüklerini ağırlaştırır ve sözleşmenin dengesini bozar. Bu tür haksız şartlar, tüketiciyi koruyan hukuki düzenlemeler kapsamında geçersiz sayılmakta; dolayısıyla, sözleşmenin genel hükümleri arasında yer alması durumunda, sözleşmenin yeniden değerlendirilmesi gerekebilir. Sonuç olarak, organizasyon sözleşmelerinde yer alan bu tür tek taraflı ve dengesiz hükümler, adalet ilkesine uygun olmadığından hukuken uygulanabilirliği bulunmamaktadır.

 

 

Organizasyon (düğün, nişan, davet vs.) için düzenlenen sözleşmede yer alan "alınan kapora iade edilemez." şeklindeki hüküm, haksız şart olup; geçerliliği yoktur. Yargıtay 3. HD, E. 2021/6310, K. 2021/11809, 22.11.2021

 

Y A R G I T A Y K A R A R I

 

Davacı, ... Köşk Düğün Salonu adlı yerin işletmecisi olduğunu, davalı ile 10/04/2012 tarihli düğün salonu ve organizasyonu ile ilgili sözleşme imzaladığını, bu sözleşme nedeniyle düğünde sahne alacak ses sanatçısı, fotoğraf ve video çekimlerinin yapılması için gerekli tertibat ve kişilerin hazır edilmesi, ses ve ışık sistemi, düğün sırasında servis yapacak görevliler ve benzeri bir çok husus ile ilgili tüm hazırlıklarını düğün tarihi olarak belirlenen 17/11/2012 tarihine göre yaptığını, sözleşme ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirdiğini, söz konusu düğün tarihi olarak belirlenen tarih ve saatte farklı bir organizasyon işine girmediğini, ancak davalının düğün tarihi olarak belirlenen tarihten sadece 30 gün önce sözleşmeyi iptal ettiğini bildirdiğini, sözleşmede bakiye kalan bedelin ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibine devamına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde hükme esas alınan bilirkişi raporu ile organizasyonun yapılamaması nedeni ile işletmenin herhangi bir harcaması, gider ve zararının bulunmadığı, davacının varsa uğradığı zararı somut olarak tanık beyanları ile de ispatlayamadığı, herhangi bir bilgi ve belge vs sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Adalet Bakanlığının 09/09/2021 tarihli yazısında; davalının sözleşmeyi hiç yapılmamış olsaydı uğramayacağı (menfi) zararının olup olmadığının belirlenmesine yönelik olarak davalının iptal bildiriminden sonra kalan zamanında yeni organizasyon tertip edip edemediği, edememiş ise bunun için vaktinin yeterli olup olmadığı hakkında inceleme yapılması sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde

karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek; kararın, 6100 sayılı HMK’nın 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun yararına bozulması talep edilmiştir.

Dava, düğün organizasyonu sözleşmesinin iptali nedeniyle bakiye kalan bedelin iadesi için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 06.12.2018 tarih ve 2016/9475 Esas ve 2018/11752 Karar sayılı ilamıyla “...Taraflar arasındaki 10.04.2012 tarihli sözleşme ile 17.11.2012’de yapılacak düğün organizasyonu ile ilgili olarak “Alınan kaparo iade edilemez. Merasimden vazgeçildiği takdirde aynı tarihli gün ve saat satılmaz ise anlaşmadaki ücret tam alınır.” şeklinde düzenlenmiş 1. maddesinin mahkemece haksız şart olarak kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki düğünün iptalinde davacı firmanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı dikkate alındığında davacının, organizasyonun yapılamaması nedeniyle uğradığı zararı davalıdan isteyebileceğinin kabulü gerekmektedir. Bu doğrultuda mahkemece, davacıdan delilleri sorulup, gerekirse kâr kaybına ilişkin bilirkişi incelemesi de yapılarak neticesine göre hüküm kurulması gerekirken, davanın yazılı şekilde tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirir...” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece; bozmaya uyularak yapılan yargılamada bozmaya uygun yeniden 19.08.2020 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Hükme esas alınan 19.08.2020 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde “...sözleşme sırasında, organizasyon öncesinde işletmenin herhangi bir iptal durumuna karşı almış olduğu 500 TL kaporanın işletmenin iptal edilen geceyi tekrar satamasa dahi sadece düğün salonu yeri kiralama zararı için yeterli olduğu...” belirlenmiş olduğundan, mahkemece söz konusu yerin satılamaması halinde uğranılan menfi zararları da karşılar nitelikte karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, bozmaya uygun olarak aldırılan 19.08.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre karar verildiği anlaşıldığından Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına bozma isteği yerinde görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Adalet Bakanlığına İADESİNE, 22.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

 

İçeriklerimiz

YENİDEN KİRALAMA YASAĞI VE KİRACININ TAZMİNAT HAKKI - blog-8

YENİDEN KİRALAMA YASAĞI VE KİRACININ TAZMİNAT HAKKI

Kira sözleşmesi, bir malın kullanımının belirli bir bedel karşılığında kiracıya bırakılmasını konu alan sözleşmedir. Bu sözleşmeyle kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan süre bo...

VERGİ İHBAR İKRAMİYESİ NEDİR? - blog-7

VERGİ İHBAR İKRAMİYESİ NEDİR?

Vergi kayıp ve kaçağının ortaya çıkarılması yalnızca vergi idaresinin yaptığı inceleme ve denetimlerle sınırlı değildir. Bazı durumlarda üçüncü kişiler tarafından yapılan ihbarlar ...

TÜRK YARGI TARİHİNDE YENİ BİR ÇAĞ - blog-6

TÜRK YARGI TARİHİNDE YENİ BİR ÇAĞ

Yapay zekanın hukuk alanında kullanımı giderek yaygınlaşırken, bu teknolojinin doğrudan yargılama süreçlerinde hangi amaçlarla ve hangi sınırlar içerisinde kullanılabileceği de tar...

İNTERNET BANKACILIĞI DOLANDIRICILIĞINDA BANKANIN SORUMLULUĞU - blog-5

İNTERNET BANKACILIĞI DOLANDIRICILIĞINDA BANKANIN SORUMLULUĞU

İnternet ve mobil bankacılığın günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte, hesap sahiplerinin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştirilen para transferleri de...

İKAME ARAÇ VE KAZANÇ KAYBINDA “MAKUL SÜRE” SINIRI AŞILIYOR - blog-4

İKAME ARAÇ VE KAZANÇ KAYBINDA “MAKUL SÜRE” SINIRI AŞILIYOR

Araçların arıza veya hasar nedeniyle uzun süre serviste kalması, araç sahipleri açısından ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır. Özellikle ticari araçlarda tamir süresince aracın kul...

TENKİS DAVASI NEDİR? SAKLI PAYI İHLAL EDİLEN MİRASÇI NE YAPABİLİR? - blog-3

TENKİS DAVASI NEDİR? SAKLI PAYI İHLAL EDİLEN MİRASÇI NE YAPABİLİR?

Miras bırakan, kural olarak malvarlığı üzerinde sağlığında veya ölümünden sonra hüküm doğuracak şekilde tasarrufta bulunabilir. Ancak bu tasarruf özgürlüğü sınırsız değildir. Türk...

Danıştay'dan İlaç Geri Ödeme Sistemine Müdahale: Yürütmenin Durdurulması Kararı - blog-2

Danıştay'dan İlaç Geri Ödeme Sistemine Müdahale: Yürütmenin Durdurulması Kararı

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 10 Ağustos 2026 tarihinde yayımladığı duyuru ile ilaç geri ödeme sistemini doğrudan ilgilendiren önemli bir yargı kararını kamuoyuna açıkladı. Danışta...

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI - blog-1

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI

Trafik Kazasında Zarar Gören Kask Kamerası İçin Sigortadan Tazminat İstenebilir mi? - trafik-kazasinda-zarar-goeren-kask-kamerasi

Trafik Kazasında Zarar Gören Kask Kamerası İçin Sigortadan Tazminat İstenebilir mi?

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazasında zarar gören kask kamerası ve ekipmanlar yönünden, zarar miktarı tam belirlenemese de tazminat talebinin reddedilemeyeceğini değerlen...

Adres
BALGAT MAH. DOKTOR SADIK AHMET CADDESİ KREŞ APT. NO:49/1 ÇANKAYA ANKARA

İletişim Formu

YASAL UYARI

Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği’nin meslek kuralları bağlamında bilgilendirme amaçlı olup reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.